Projeler

Bölümümüz bünyesinde ulusal çapta 2 ve uluslararası alanda 2 olmak üzere 4 patent çalışması bulunmaktadır. Ayrıca, 1 tane ulusal faydalı model çalışması bulunmaktadır.

Bölümümüzde Yürütülen Başlıca Projeler

TÜSEB - A GRUBU ACİL AR-GE A4 PROJE DESTEK PROGRAMI

Proje adı: Doku Nakli Sonrası Rehabilitasyon Uygulamaları İçin Farksal Bağlaşımlı Vücut İçi Haberleşme Kanal Modelinin İncelenmesi
Proje süresi: 12 ay (2025-2026)
Proje bütçesi: 248.748 TL
Proje Yürütücüsü: Dr. Öğr. Üyesi Kayhan ATEŞ (Akdeniz Üniversitesi, Türkiye)

Araştırmacı: Prof. Dr. Şükrü ÖZEN (Akdeniz Üniversitesi, Türkiye)

Danışman: Asst. Prof. Dr. Anna VIZZIELLO (University of Pavia, Italy)

Şekil: Vücut içi haberleşme modeli ve iletim hattı eşdeğer devresi.

Özet: Önerilen proje, doku nakli sonrası rehabilitasyon süreçleri için alternatif bir yaklaşım olarak farksal bağlaşımlı vücut içi haberleşme kanalının teorik ve deneysel olarak incelenmesini amaçlamaktadır. İnsan vücudu içindeki biyolojik dokuların bir haberleşme kanalı gibi davranabileceği varsayımına dayanan bu çalışmada, 1 MHz frekans bandında elektriksel sinyallerin dokuda iletimi, sonlu elemanlar yöntemi ile sayısal benzetim ve kanal sondalama yöntemiyle deneysel olarak analiz edilecektir. BPSK modüleli yarı-rastgele bir gürültü sinyali sayesinde dokunun haberleşme kanalı modellenecek ve sinyal karakteristiği ölçülecektir. Çalışma kapsamında tavuk göğsü, insan dokusuna dielektrik özellikleri açısından benzerliği nedeniyle doku modeli olarak kullanılacaktır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda doku nakli sonrası rehabilitasyon uygulamaları için biyolojik dokunun haberleşme kanalı modellenmiş olacaktır.

TÜSEB - B GRUBU PROJE DESTEK PROGRAMI

Proje adı: Vital ve Hareket Sinyalleri ile Yapay Zekâ Destekli Düşme Önleme ve Acil Durum İzleme Sistemi
Proje süresi:24 ay (2026-2028)
Proje bütçesi: 3.000.000 TL
Proje Yürütücüsü: Prof. Dr. Süleyman BİLGİN (Akdeniz Üniversitesi, Türkiye)

Araştırmacılar:

Doç. Dr. Gökçe Yağmur GÜNEŞ GENCER (Akdeniz Üniversitesi, Türkiye)
Dr. Öğr. Üyesi Kayhan ATEŞ (Akdeniz Üniversitesi, Türkiye)
Dr. Öğr. Üyesi Mariyam YEZİYEVA (Akdeniz Üniversitesi, Türkiye)

Bursiyerler:

Duygu Köybaşı
Ece Çınar
Gökalp Akkurt

 

Özet: Bakıma muhtaç ve yalnız yaşayan nüfusun artmasıyla birlikte düşmeye bağlı yaralanmalar ve kalça kırıkları önemli bir halk sağlığı problemi haline gelmiştir. Önerilen proje, vital sinyalleri (nabız, kalp atım hızı, SpO₂) ve hareket verilerini anlık izleyen, düşme anında vücuda gelen fiziksel darbeleri azaltan yapay zekâ destekli giyilebilir bir sistem geliştirmeyi amaçlamaktadır. Sistem, hazır modüller yerine özgün tasarlanan iki baskılı devre kartından oluşacaktır: bileğe takılan akıllı saat formundaki birim vital sinyalleri ölçüp Bluetooth ile iletirken, kemere entegre edilen ana ünite IMU sensörleriyle yürüyüş ve postür verilerini toplayacaktır. Kenar bilişim (edge-AI) mimarisinde çalışan yapay zekâ algoritmalarıyla düşme riski gerçek zamanlı tespit edilecek; risk algılandığında özgün tasarımlı auxetik hava yastığı milisaniyeler içinde tetiklenerek fiziksel travma önlenecek, ilgili kişilere de otomatik bildirim gönderilecektir. Proje sonunda çift PCB'li gömülü sistem prototipi, yüksek doğruluklu düşme tespit algoritması, bilimsel yayın, lisansüstü tez ve patent başvurusu elde edilmesi hedeflenmektedir.

TÜBİTAK 1005 - Ulusal Yeni Fikirler ve Ürünler Araştırma Destek Programı

Proje adı: Ss Ve Lcc-S Hibrit Devre Topolojili Değişken İndüktör Tabanlı Endüktif Güç Transfer Sisteminin Gerçekleştirilmesi
  • Proje süresi: 18 ay (2024-2026)
  • Proje bütçesi: 649.668,89 TL
Proje Yürütücüsü: Prof. Dr. Selim Börekci (Akdeniz Üniversitesi, Türkiye)
  • Bursiyerler ve Araştırmacılar
    Dr. Ekrem Kandemir
    Arş. Gör. Halil İbrahim Aytekin
    Alper Çandır
    Ali Bera Kurunç

Özet:Elektrikli araçların (EA) hem Türkiye'de hem de dünyada hızla yaygınlaşması, güvenli, verimli ve kullanıcı dostu şarj teknolojilerine olan ihtiyacı kritik bir seviyeye taşımıştır. Bu araçlarda kullanılan Lityum-iyon (Li-ion) bataryaların ömrünü uzatmak ve sağlığını korumak için, şarj işleminin önce sabit akım (SA), ardından sabit gerilim (SG) modlarında yapılması gerekmektedir. Kablosuz (endüktif) güç aktarım (EGA) sistemleri, güvenlik ve kullanım kolaylığı gibi avantajlar sunsa da SA ve SG şarj modlarını etkin bir şekilde sağlamada zorluklar yaşamaktadır. Mevcut EGA sistemleri, bu iki şarj modunu sağlamak için genellikle değişken rezonans frekansı kontrolü gibi yöntemlere başvurmaktadır. Ancak bu yaklaşım, kontrol devrelerinin karmaşıklaşmasına, maliyetlerin artmasına ve ciddi elektromanyetik gürültü (EMG) sorunlarına yol açmaktadır.

TÜBİTAK 1001- Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı

Proje adı: Damar Basıncını Tespit Eden İmplant Edilebilir Biyotelemetri Sistemi Geliştirilmesi ve Deneysel Hepatik Arter Anastomozu Yapılan Domuzlarda Uygulanması
Proje süresi:36 ay (2021-2024)
Proje bütçesi: 1.221.190 TL
Proje Yürütücüsü: Prof. Dr. S. Cumhur Başaran
  • Araştırmacılar
    Prof. Dr. Övünç Polat
    Doç. Dr. Özgür Dandin
    Doç. Dr. Mustafa İ. Beyaz
    Öğr. Gör. Dr. Ahmet R. Görgün

  • Bursiyerler
    Arş. Gör. Mert Çiflik
    Arş. Gör. Furkan Aslan
    Bahadır Aydınoğlu
    Melih Kaşlı
    Beyza D. Korkmaz

Danışman
Doç. Dr. Yılmaz Aksu

Şekil: Önerilen biyotelemetri sisteminin mimarisi.

Özet:Önerilen projede, organ nakilleri sonrasında birleştirilen (anastomuz) damarlardaki damar basıncının dahili bir RF sistemle tespit edilerek harici bir dış ünite birimi/baz istasyonu tarafından dinamik olarak izlenebildiği yeni bir biyotelemetri sisteminin geliştirilmesi öngörülmektedir. Önerilen sistemde telemetri, biyomedikal uygulamalar için özel olarak tahsis edilmiş olan MICS (Medical Implant Communication Service, 402-405MHz) ve frekans tahsisi gerektirmeyen ISM (Industrial, Scientific and Medical, 2.4-2.48 GHz) bantlarında gerçekleştirilecektir. Optimize edilen sistem karaciğer nakli taklidi yapılan bir deney domuzu üzerinde test edilerek klinik uygulamalar için uygunluğu değerlendirilecektir.

 

TÜBİTAK 1001- Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı

Proje adı: Mikro Sebekeler Arası Optimum Enerji Yönetiminin Akıllı Ev Enerji Yönetimi Ile Bütünsel Olarak Ele Alınması Ve Uygun Enerji Yönetim Stratejilerinin Gerçek Veriler Kullanılarak Test Edilmesi
Proje süresi:36 ay (2022-2025)
Proje bütçesi:921.600,00TL
Proje Yürütücüsü:Prof. Dr. Ümmühan Başaran Filik

Araştırmacılar
Dr. Öğr. Üyesi Sıtkı Güner
Dr. Öğr. Üyesi Oğuzkaan Alıç

Bursiyerler:
Arş. Gör. Özge Erol
Tuna Aykut

Şekil: Önerilen mikro şebeke sistemi.

Özet: Geleneksel mikro şebekelerde, enerji yönetiminden sorumlu olan merkezi birim hem dağıtılmış enerji kaynaklarının hem de ana şebekeden satın alınan enerjinin fiyatını minimize etmekte ve bu sistemlerde son kullanıcılar genellikle mikro şebeke tarafından enerji tedarik edilen pasif birimler olarak davranmaktadır. Son zamanlarda, çok partili gruplardan oluşan mikro şebeke sistemleri daha fazla ilgi çekmektedir. Bu sistemler, rasyonellik ve otonomi ile bağımsız birimler olarak kabul edilmekle birlikte dağıtılmış enerji kaynakları, esnek yüklerle birlikte aktif son kullanıcılar, üreten tüketiciler vb. içermektedirler. Bu bakımdan, mikro şebekeler daha karmaşık hâle geldikçe, farklı partiler kendi rolleri bazında elektrik satın alma, satma, depolama ve hatta tüketme için farklı amaçlara sahip olmaktadırlar. Bununla birlikte, karbon emisyonunun azaltılması farkındalığının artmasıyla beraber gün geçtikçe sayıları artan elektrikli araçların bir gün boyunca bile şebekede farklı roller alarak tüketicilere fayda sağladığı düşünüldüğünde, mikro şebekelerin enerji yönetimi problemi, yalnızca faaliyet maliyetini minimize etme şeklinde formüle edilmemelidir. Buna bağlı olarak, bu proje kapsamında, mikro şebeke içerisindeki enerji yönetimi problemi, fotovoltaik ve rüzgâr enerjisi sistemlerine, enerji depolama ünitelerine ve elektrikli araçlara sahip akıllı evleri dikkate alacak şekilde kapsamlı olarak ele alınacaktır. Bu projenin yenilikçi unsurları ve başlıca getirileri aşağıda sunulmuştur:

 

Aktif son kullanıcının bireysel enerji yönetimi ve bu son kullanıcıları kapsayan bir ya da birden çok mikro şebekenin enerji yönetimini bir arada dikkate alarak enerji yönetimi stratejisi ortaya konulacaktır. Akıllı evler/mikro şebekenin enerji yönetimi veya mikro şebekelerin enerji alışverişi/fiyatlandırması konularında literatürde çalışmalar olmasına rağmen, bütünsel bir bakış açısıyla enerji yönetim stratejisi olan çalışma açığının bu proje ile giderilmesi amaçlanmaktadır.

Üreten tüketici konumunda olan akıllı evlerin içerdikleri cihazların, enerji depolama ünitelerinin ve elektrikli araçların planlaması için tanımlanacak yönetim algoritmasıyla evlerin kendi enerji yönetimi sağlanacaktır. Bu noktada elektrikli araçlar şebekeden araca (G2V), araçtan şebekeye (V2G) veya araçtan eve (V2H) olacak şekilde planlanarak evlerin enerji yönetimine esneklik kazandırılacaktır.

Bu yönetim sistemi için gelecekte elektrik enerji fiyatının dinamik olarak belirlendiği serbest piyasada mikro şebeke operatörü (MŞO) vetüketiciler arasında yerel enerji fiyatının her aktörün faydasına olacak şekilde belirlenmesi amacıyla oyun teorisi yaklaşımı uygulanacaktır.

Projenin son aşamasında merkezi olmayan yaklaşım ele alınarak, mikro şebekeler arası enerji yönetimi ve ağ şebekesi ile enerji alışverişinin fiyatlandırılması problemi göz önünde bulundurularak çözümlenecektir.

Projenin yürütüleceği kurumda sahip olunan güneş ve rüzgâr enerjisinden elektrik enerjisi üreten akıllı ev sistemine ek olarak bu proje ile tedarik edilecek cihazlarla oluşturulacak üreten tüketiciler ile geliştirilecek enerji yönetim sistemi test edilecektir. Gerçek veri ve sistemler kullanılarak örnek test sistemiyle projenin sadece benzetim seviyesinde kalmaması sağlanarak projenin güçlü bir özelliği ortaya konulacaktır.

Elde edilen sonuçların kampüs içi sistemlerde gerçek süreçlerde denenecek olması, ortaya çıkması beklenen bilimsel yayınların ötesinde yüksek yaygın etkiye neden olabilecektir. Bu alt yapı kullanılarak mikro şebekelerden oluşacak geleceğin şehirlerinin planlaması için de önemli bir çıktının oluşturulması amaçlanmıştır.

Projede amaçlanan sonuçlara ulaşıldığında gelecekte aktif tüketicilerin enerji yönetimine dahil olarak, güç sistemi yönetiminin operasyonel ve işletme maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlanacaktır.

 

TÜBİTAK 3501- Kariyer Geliştirme  Programı

Proje adı: Enerji Sistemlerinde Harmoniklerin Yeni Tip Hibrit Filtreme İle Yok Edilmesi
Proje süresi: 36 ay (2006-2009)
Proje bütçesi: 105.630 TL
Proje Yürütücüsü:Prof. Dr. Selim Börekci
  • Bursiyerler
    Arş. Gör. Selim Öncü

Özet:

Lineer olmayan yükler sistemde arzu edilmeyen harmonikler oluşturur.  Bu harmonikler elektrik sisteminde istenmeyen durumlara neden olabilirler.  Bu problemlerin üstesinden gelebilmek için bazı standardlar geliştirilmiştir IEEE 519 ve ECN 1000 gibi.  Bu standartlara uymak için harmonik filtreleri kullanılır.  Bunlar genel olarak aktif, pasif ve hibrit filtrelerdir. Aktif filtrelerin pahalı oluşu ve karmaşık yapısı nedeniyle az kullanılmaktadır.  Aktif filtrenin tam tersine, pasif filtreler ucuz ama performansı düşüktür. Ucuzluğu nedeniyle yaygın kullanılmaktadır.   Bunların beraber kullanımıyla oluşan filtrelere hibrit filtreler adı verilir. Hibrit filtreme ile pasif filtrenin ucuzluğundan ve aktif filtrenin iyi performansından yararlanılır.

Hibrit filtreler ilk tasarlanmaya başladığı yıllarda, aktif ve pasif filtreler beraber ama ayrı olarak kullanılmakta idi.  Sonraki çalışmalarda bu iki filtre fiziksel olarak da bütünleştirildi.  Akagi bu tip ilk hibrit filtreler  tasarımcılarından  biridir.   Daha sonraki çalışmalarda bu tasarımın performansının geliştirilmesine ve çeşitli uygulamalarına yer verilmiştir. Aynı zamanda Divan da hibrit filtrelemeye yeni boyut kazandırmıştır.  Divan çalışmalarında, aktif filtrenin boyutunu küçülterek, tasarımın avantajını göstermiştir.  Tasarımlarında  birden fazla aktif ve pasif filtre kullanmıştır

Bu çalışmamızda, hibrit filtrelemeye yeni bir boyut kazandırılmıştır.  Pasif ve aktif filtre yeni bir kombinasyonla entegre edilmiştir  Pasif filtre 5. harmoniğe ayarlanmıştır ki bu sistemde en yaygın olarak rastlanan harmoniktir.  Pasif filtre 5. harmoniğin büyük bir kısmını ve diğer harmoniklerin az bir kısmını filtre ederken, aktif filtre geriye kalan harmonikleri filtre eder. Bunun neticesinde, küçük güçte bir aktif filtre ve ucuz bir 5. harmoniğe ayarlı pasif filtre kullanarak, istemi harmoniklerden temizlemiş olur. 

TÜBİTAK-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı (TEYDEB) Projesi

Proje adı: Kanal Seçenekli EKG Holter ve Kalp Hızı Değişkenliği (KHD) Analiz Cihazı.
Proje süresi:18 ay (2016-2017)
Proje bütçesi: 331.332,34 TL
Proje Yürütücüsü: Prof. Dr. Süleyman Bilgin
  • Bursiyerler
    Arş. Gör. Selim Öncü

Şekil 1: EKG Holter Sistem Cihazı Donanım Tasarımı.

Şekil 2: EKG Arayüz Tasarımı.

Şekil 3: KHD Analizleri arayüzü.

Özet: Elektrofizyolojik bir işaret olan EKG, kalp hastalıkları hakkında bilgi içeren en önemli verilerden biridir. EKG işaretleri, hekimler tarafından değerlendirilmek üzere gerekli olan önemli parametreleri içermektedir. Hızla gelişen teknoloji ile EKG işareti çok daha güvenilir ve belirleyici bir hale gelmiştir. Bu işaretin 24 veya 48 saatlik kayıt yapabilmesi hastaların gözlenebilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu da cihazların çok daha küçük ve rahat taşınabilir hale getirilmesi ile mümkündür. Ayrıca alınan bilginin saklanabilmesi daha kolay olmaktadır. Bu şartlar göz önünde bulundurulduğunda, hastaların kalple ilgili sıkıntılarının uzun süreli kayıtlarla değerlendirilmesi hastalığın takibi ve tedavisi için önemli bir adım olmuştur. Proje iki temel kısımdan oluşmaktadır; Birincisi hasta üzerinden EKG verisini alıp saklayacak donanım kısmı, ikincisi EKG sinyali ve Kalp Hızı Değişkenliği (KHD) sinyallerini analiz edebilecek bilgisayar arayüz programıdır.

Cihazın donanım kısmında elektrotlardan alınan EKG bilgisi yükselteç ve ADC katından geçirilerek mikrodenetleyici üzerinden bir veri depolama ünitesine kaydedilecektir. Veri depolama ünitesi olarak SD Kart düşünülmektedir. Donanım kısmının 3 ile 12 kanal arasında seçenekli olması aygıtın cazip olan özelliklerindendir. Arayüz kısmında ise donanımın kanal sayısına uygun şekilde arayüz oluşturulacak ve bu arayüz üzerinde EKG ve kalp hızı sinyalleri analiz edilebilecektir. Bu analizlerle klinisyenler tanı koyabileceklerdir.

TÜBİTAK-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı (ARDEB) Projesi

Proje adı: Fibromyalji Sendromunun Teşhisine Yönelik HRV, SSR ve Psikolojik Testlerin Dalgacık Dönüşümü ve Yapay Sinir Ağları ile Değerlendirilmesi ve İlişkilerin Belirlenmesi.
Proje süresi: 24 ay (2008-2010)
Proje bütçesi: 142.141,00 TL
Araştırmacı: Prof. Dr. Süleyman Bilgin

Şekil 1: Çalışmanın Genel Blok Diyagramı.

Özet: Bu projede Fibromyalji Sendromu (FMS)’nun tanısı, teşhisi; psikolojik test parametrelerin tahminine yönelik dalgacık dönüşümü ve Yapay Sinir Ağları (YSA) tabanlı modeller Kalp Hızı Değişkenliği (KHD) ve Sempatik Deri Yanıtı (SDY) kullanılarak oluşturulmuştur. YSA modeli ile SSR parametreleri ve psikolojik testler kullanılarak FMS’nin teşhisi, ayrıca YSA ve KHD alt bantları kullanılarak psikolojik test skorlarının tahmini gerçekleştirilmiş; daha sonra SDY parametreleri bu tahmin için kullanılan YSA modeline eklenerek başarı skorları yorumlanmıştır. Sonuçta SDY ve KHD kullanılarak psikolojik test skorlarını tahmin etmenin mümkün olabileceği görülmüştür.

TÜBİTAK-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı (ARDEB) Projesi

Proje adı: Spastisitenin Değerlendirilmesinde Elektrofizyolojik-Kinesiyolojik bir yöntem.
Proje süresi: 24 ay (2011-2013)
Proje bütçesi: 172.900,00 TL
Araştırmacı: Prof. Dr. Süleyman Bilgin

Şekil 1: Çalışmada Gonyometre Donanım Tasarımı.

Şekil 2: Gonyometre Kinesiyolojik Sinyal Analizi Arayüz Tasarımı.

Özet: Bu projede Fibromyalji Sendromu (FMS)’nun tanısı, teşhisi; psikolojik test parametrelerin tahminine yönelik dalgacık dönüşümü ve Yapay Sinir Ağları (YSA) tabanlı modeller Kalp Hızı Değişkenliği (KHD) ve Sempatik Deri Yanıtı (SDY) kullanılarak oluşturulmuştur. YSA modeli ile SSR parametreleri ve psikolojik testler kullanılarak FMS’nin teşhisi, ayrıca YSA ve KHD alt bantları kullanılarak psikolojik test skorlarının tahmini gerçekleştirilmiş; daha sonra SDY parametreleri bu tahmin için kullanılan YSA modeline eklenerek başarı skorları yorumlanmıştır. Sonuçta SDY ve KHD kullanılarak psikolojik test skorlarını tahmin etmenin mümkün olabileceği görülmüştür.

TÜBİTAK-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı (ARDEB) Projesi

Proje adı: Spastisite Mekanizmalarının Kas, Eklem Ve Medulla Spinalisin Matematiksel Modelleriyle Analizi.
Proje süresi: 24 ay (2015-2017)
Proje bütçesi: 279.320,00 TL
Araştırmacı: Prof. Dr. Süleyman Bilgin

 

Şekil 1: Gonyometre vs. Model Çıktısı Karşılaştırması.

Şekil 2: Biceps Tetiklemesi ile oluşan değişim.

Şekil 3: Modeldeki Nöronal Yapı.

Özet: Bu projede üst motor nöron lezyonlarıyla bağıntılı olarak gelişen spastisite mekanizmalarının “Patella tendon refleksi tetiklemeli patella pendulumu”nun modellenmesi yöntemleri ile araştırılması amaçlanmıştır.

“Patella tendon refleksi ve bu refleksin tetiklediği patella pendulum modeli” daha önce birlikte çalışan bir sistematik yapı olarak tanımlanmamış olup santral girdilerle modüle edilebilecek gerek spinal gerekse ekstremite yapılarına ait bilgileri içerdiği için bütünleşik bir model olarak klinik tanı ve uygulamalara yardımcı olacak önemli bir araç olarak düşünülmüştür.

Spastisitede gözlediğimiz pendulum deformasyonu T refleksi tetiklenmesi ile oluşan biyomekanik verilerin kantitatif olarak değerlendirilmesi ve spastisitenin anlaşılmasına yardımcı olabilecek öngörülerde bulunmayı sağlaması açısından modelleme çalışmamızda önem taşımaktadır.

Geliştirilen vuruş tetiklemeli refleks çekici, refleks yanıtın amplitüdünün vuruş gücüyle doğru orantılı olmadığını ve belirli bir güçte doygunluğa uğradığını göstermektedir. Ayrıca refleksi tetikleyen vibrasyon, refleks çekicinin vuruş gücüyle zayıf doğrusal bir ilişki göstermekte ancak refleks yanıtın amplitüdü ile refleks çekicinin kasta oluşturduğu vibrasyon arasında doğrusal bir ilişki gözlenmektedir. Tendona vuruş ile yayılan vibrasyon dalgası sadece agonist kası değil aynı zamanda antagonist kasın kas iğcikleri kümelenme bölgelerine ulaşmaktadır. Refleks yayılmanın izlediği hattı bu modelleme ile canlandırmak mümkün olmakta ve refleksin nöral kısmının tetiklenmesi için 2-3 msn gibi bir latansın geçtiği gözlenmektedir.

T refleksi tetiklemeli pendulum gerek fazik gerekse de tonik germe refleksinin değerlendirilebileceği bir bileşim yaratmaktadır. Ayrıca antagonist kasın fazik gerim refleksinin değerlendirilmesini içerdiği gibi antagonist kastaki gerim refleksinin tetiklenmesinden kaynaklanan pendulumdaki çentiklenmenin de spastisitenin bir işaretleyicisi olarak değerlendirilebileceği izlenimi vermektedir. Gerek kinesiyolojik gerekse de elektrofizyolojik parametrelerdeki değişim ile alfa motor nöron havuzundaki uyarılma eşiğindeki düşmenin birlikte değerlendirilmesi ile normal olgular spastisiteden kolaylıkla ve net olarak ayırt edilebilmektedir. T refleks tetiklemeli patellar pendulum olgu kayıtlarının uygulandığı Anybody diz eklemi modelinde normal olgulara refleks tetikleme ile rektus femoriste hareketi başlatan kuvvet ve bunu izleyen harekete antagonist kas biceps femorisin sessiz kalarak izlediği gözlenmiştir. Ancak spastisite olgularında modele girilen açısal bulgular tonus artışı ile korele şekilde biceps femoris kasının da aktive olduğunu göstermektedir. Olgulardan elde edilen penduluma dayanan matematiksel modellemede is gruplar arasındaki ayrışmayı tanımlama gücüne "a0 “ olarak tanımlanan refleksin maksimim açısı ile "b0 “ olarak tanımlanan hareketin frekansı bileşenlerinin kısmen sahip olduğu gözlenmiştir. Bu iki klinik karşılığı olan parametreyi içeren bir matematiksel modelin spastisiteyi normallerden ayırt etme gücüne ulaşabileceği gözlenmiştir.

Çalışma kapsamında spastisitede alfa motor nöron uyarılabilirliği ile üretilen istemli ve refleks kuvvetinin değerlendirilmiştir. Spastik 20 olgu ile sağlıklı 20 katılımcılardan elektrofizyolojik ve dinamik ölçümler alınmıştır. Kuvvet ölçümü için patella tendonunun tibia uzunluğuna oranı kadavralar üzerinden ölçüm alınarak hesaplanmıştır. Bu ölçümler sonucunda oran 0.09 olarak belirlenmiştir. Tüm katılımcıların motor unite sayısı MUNIX algoritmasına göre değerlendirilmiştir. MUNIX algoritması hafif kasıdan tam kasıya kadar 5 farklı seviyede kasılmada ölçümü gerektirmektedir. Bunun yanı sıra Patella T refleksinin tetkilenmesi ile kuvvet ölçümleri hesaplanmıştır. Tendondaki kuvvetin hesaplanması için temel kaldıraç prensibinden yararlanarak tibianın 2/3 uzunluğuna yerleştirilen dinanometredeki kuvvet ölçümü kullanılmıştır. Diğer bir değerlendirme parametresi ise refleks tetiklenmesi ile uyarılan motor unite sayısının tahminidir. Spastisite olguları ile sağlıklı bireyler arasında yüksek seviyeli istemli kası ve refleks tetiklenmesi ile üretilen kuvvet arasında belirgin farklılıklar mevcuttur (p<0.01). Bu farklılıklar alfa motor nöron uyarılabilrliği ile birlikte incelendiğinde gruplar arasında belirgin bir dağılım farklılığı elde edilmektedir. Alfa motor nöron uyarılabilirliği kuvvet üretimi ile direk olarak bağlantılı olmasa da aralarında yüksek bir korelasyon olduğu görülmektedir. Spastisite mekanizmalarının anlaşılmasında sadece klinik ya da sadece elektrofizyolojik değerlendirme yeterli olmamaktadır. Bu sebep ile çalışma kapsamında spastisite mekanizmalarının daha iyi anlaşılması için bütünleşik bir model yapılarak kinesiyolojik ve elektrofizyolojik parametreler incelenmiştir. Animatlab programı ile Tibia ve Femur kemikleri ve bu kemiklere bağlı Rectus Femoris kası ile Biceps Femoris kısa-uzunbaş kasları modellenmiştir. Bu modele T refleksi tetiklemesi yaptırılarak refleks sonucu oluşan pendulumun kinesiyolojik özellikleri ve bu sırada kasta meydana gelen değişimler gözlenmiştir. Daha önceki çalışmada 65 spastisite olgusundan elde edilen kinesiyolojik özellikler ile modelde elde edilen kinesiyolojik özellikler karşılaştırılarak model doğrulanmıştır. Bu sırada modeldeki kasların ve eklemin özellikleri gözlemlenmiştir. Çalışmada sağlıklı birey için Sönümlenme 100g/s, Doğrultma oranı 0.3 v/v, Stifness 5 N/m parametreleri ile model çalıştırılmıştır. Damping Ratio, maksimum açı ve pendulum sayısında yüksek korelasyon elde edilmiştir (R=0.9). Spastisite olguları için Ashworth 1,2 ve 3 gruplarına özgü model yapıları oluşturulmuştur. Bu yapılarda Damping (sırasıyla 100,300 ve 600 g/s) ve Stiffness parametreleri değiştirilerek pendulumlar elde edilmiştir. Aynı uyaran ile hareket tetiklendiğinde pendulum sayılarının ve özelliklerinin (maksimal açı ve damping ratio) değiştiği görülmüştür. Bu gruplar için de yüksek korelasyon elde edilmiştir (R=0.92). Spastisitedeki kinesiyolojik değişim mekanizmalarının daha iyi anlaşılması için geliştirilen bu model gerçek ölçümler ile doğrulanarak kas özellikleri incelenmiş ve Rectus femoris kasındaki Ia, II gruplarındaki değişimler ile antagonist kas aktivitesinin ve Ia antagonist inhibisyonunun önemi pendulumdaki çentiklenmenin aracılığıyla gözlemlenmiştir. Nöronal mekanizma için Animatlab programı kullanılmıştır. Nöral devre ve mekanik mekanizma sürekli olarak dönüşüm içerisindedir. Motor nöron ateşlenmesi kas kasılması ve motor aktivasyona sebep olmaktadır. Bunun sonucunda kuvvet ve tork oluşmaktadır ve sonuç olarak eklemler çevresinde rotasyonel bir hareket oluşmaktadır. Bu rotasyonel harekette kas yapısı içerisinde bulunan intrinsik akımları tetiklemekte ve sensor nöron ateşlemesini tetiklemektedir. Bu da internöron bağlantısına stimülasyona sebep olmaktadır. Döngü bu şekilde kendini tekrar ederek nöral devrenin mekanik mekanizma ile birlikte çalışması sağlanmaktadır. Sağlıklı birey için oluşturulan stimülasyonunun uygulanmasının ardından refleks tetiklenmesi ve pendulum hareketi model içerisinde gözlenmiştir. Modelin verdiği eklem açısı sağlıklı bireylerden alınan ölçümler ile karşılaştırılmış ve fizyolojik sınırlar içerisinde yüksek korelasyon elde edilmiştir. (Tablo 8-2, R=0.86) Normal olguların bulgularıyla uyumluluk gösteren modelin spatsiteyi simüle edebilmesi için resiprokal inhibisyona yol açan uyarım mekanizmasının değişmesi gerekmiştir. Bu değişim internöron sinapsının ilgili alfa motor nörona inhibisyon etkisinin zayıflaması ya da tamamen kaybolması şeklindedir. Elde ettiğimiz bu bulgu ile klinikte yapılan EMG kayıtları ya da çeşitli hayvan modellerinde spinal seviyede alınan elektrofizyolojik kayıtlamalar birbirini doğrular niteliktedir. Model içerisinde bu inhibisyon etkisinin azalması inhibitör internöronun eşik değerinin arttırılması ya da inhibisyon internöronundan çıkan uyarımın transfer fonksiyonundaki kazanç değerinin azaltılması ile sağlanmıştır. Bu etkinin azalması ile antagonist alfa motor nöron çıktısının pasif durumda aktivasyonunda tetiklenmemesi ancak yine de bir değişim olması şeklinde gözlenmiştir. Bu değişime alfa motor nöron değişimlerinin de eklenmesi ile antagonist alfa motor nöronunun tetiklendiği ve bu tetiklenmeye bağlı olarak pendular harekette deformasyona sebep olduğu görülmüştür. Alfa motor nöron yapısındaki değişim eşik seviyesinin düşmesi ve girdilerin uyarım etkisinde yüksek kazanç olmasıdır. Her iki değişimin (inhibitör internöron ve alfa motor nöron) birlikte denenmesi ile model tamamen spastik yapı almıştır. Sağlıklı birey ile aynı girdi uygulandığında spastisite modelinde daha düşük damping ratio oranları görülmüştür. Ayrıca alfa motor nöronun tetiklenmesine bağlı olarak pendular deformasyon ortaya çıkmaktadır.

T.C. BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI (SAN-TEZ) PROJESİ 

Proje adı: Kablosuz Holter EKG ve KHD Cihazı Tasarımı.

Proje süresi: 12 ay (2013-2014)
Proje bütçesi: 99.800,00 TL
Yürütücü: Prof. Dr. Süleyman Bilgin

 

Şekil 1: Çalışma esnasında donanım oluşturulması ve test ekipmanı.

 

Şekil 2: Elde edilen sinyalin osiloskop görüntüsü.

 

Şekil 3: Tasarlanan Sistemin Arayüz Görüntüleri.

 

Şekil 4: Tasarlanan Sistemin Arayüz Görüntüleri.

 

Şekil 5: Otomatik aritmi yakalama

Özet: Kalp hastalarında poliklinik değerlendirmelerde kullanılan en önemli işaretlerden birisi kuşkusuz Elektrokardiyogram (EKG) işaretidir. Kalbin elektriksel iletimi ile ilgili temel bilgiyi içeren EKG işaretleri, tıp doktorları tarafından değerlendirilerek gerekli olan teşhis ve tedavi için önemli parametreler içermektedir. Son yıllarda gelişen sinyal işleme teknikleri ile EKG işareti çok daha güvenilir ve sonuç verir hale gelmiştir. Teknolojinin gelişmesi ile EKG cihazları daha rahat taşınabilir olmuş, bununla beraber algılanan bilginin de saklanabilmesi daha kolay hale gelmiştir. Bu şartlar göz önünde bulundurulduğunda, hastaların kalp bozukluklarının uzun süreli kayıtlar ile değerlendirilmesi hastalığın takibi ve tedavisi için önemli bir adım olmuştur. Dolayısıyla, günümüz EKG çekimleri 24 saatlik ve daha uzun süreli kayıt özelliklerine sahiptirler. Projede 1. Hasta üzerinden elde edilecek EKG kayıtlarının, holter cihazı üzerinde saklanması. 2. EKG işaretlerinin Bilgisayar ortamına kablosuz olarak aktarılması ve bilgisayar üzerinde yazılacak bir arayüz programı ile işaretin görüntülenmesi ve gerekli analizlerin yapılabilmesi. 3. Yazılım üzerine eklenecek menüler ile hem poliklinik değerlendirmeler hem de bilimsel çalışmalara olanak sağlayacak opsiyon seçeneği sunmak. 4. Otonom sinir sisteminin poliklinik değerlendirmeleri için gerekli olan Kalp Hızı Değişkenliği işaretinin oluşturulması ve analiz edilmesi için ayrıca bir menünün oluşturulması. 5. Projenin diğer bir ayağında ise otonom sinir sistemi ile kalp hızı değişkenliği (KHD) arasındaki ilişkiden yola çıkılarak psikiyatri, psikoloji, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon A.D.’da gerçekleştirilen psikolojik testlere yardımcı tanı olacak fizyolojik işaret üzerinden dalgacık dönüşümü ve yapay sinir ağları kullanılarak elde edilen parametrelerin de ortaya konmasını sağlayacak yazılım paketi yazılım programına eklenecektir. Amaçları tasarlanacak sisteme temel oluşturmaktadır. Çalışmanın holter EKG donanım kısmında, EKG işaretini elde etmek için deri üzerinden ölçümlerde kullanılacak elektrotlar yardımı ile alınan işaretler AD623, AD8500 ve AD8641 işlemsel yükselteçleri ile kuvvetlendirilip, ADuC7026 Analog-Digital Çevirici Mikro denetleyici (ADuC) ünitesine gönderilecektir. EVAL-ADUC7026QSZ Analog-Digital Converter geliştirme aracı kullanılarak işaretin sayısallaştırması gerçekleştirilecek ve gerekli örnekleme ve kuantalama hesaplamaları ile sayısal sinyaller elde edilecektir. Buradan elde edilecek sayısal sinyaller Opamp çıkışındaki sayısallaştırılmış sinyal ile karşılaştırılacak ve elde edilen sayısal işaret ile bu işaretler arasında hatalar ölçülecektir. Karşılaştırma değerlerine göre EKG işaretinde en iyi sayısallaştırılma sağlanması için gerekli filtreleme ve örnekleme değerleri elde edilecektir. Uygun donanım tasarımı tamamlandıktan sonra eş zamanlı olarak gerçekleştirilen arayüz programı çalışmaları devam edecektir. Yazılım üzerinde öncelikle EKG işaretinin hangi örnekleme frekansında alınması gerektiği seçilecek ve o örnekleme frekansında kayıt alması gerçekleştirilecektir. Gelen kayıtlar gerçek zamanlı olarak monitör üzerinde görüntülenecektir. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji A.D. ile anlaşma sağlanmış ve bu kısımın testleri ise bu ana bilim dalında gerçekleştirilecektir.

Eklenme tarihi :6.10.2022 16:42:13
Son güncelleme : 16.07.2026 15:45:05